Menü

Karpuz ekimi ilkbaharın ortalarında, toprak sıcaklığı 12°C'nin üzerine çıktığında yapılır. Akdeniz'de ekim veya fide dikimi daha erken başlar; Ege ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbahar başından itibaren uygun günler değerlendirilir.
Karpuz, sıcak ve ılıman iklimleri seven, kumlu tınlı, geçirgen ve iyi ısınan topraklarda başarılı sonuç veren tek yıllık bir kabakgil bitkisidir. Türkiye'de Akdeniz'in kıyı ovalarında, Ege'nin sıcak kesimlerinde, Marmara'nın uygun alanlarında, Güneydoğu Anadolu'da ve sulama imkanının bulunduğu İç Anadolu yörelerinde yetiştirilir. Açıkta üretim yaygındır; örtü altı üretim ise özellikle erkencilik amacıyla, fide kullanılarak yapılabilir. Meyve iriliği, iç kalite, kabuk dayanımı ve düzenli hasat, ürünün pazarlama değerini belirler. Sıcaklık, toprak tavı, besleme ve sulama zamanının birlikte yönetilmesi gerekir. Bu rehberde ekim ve dikim takvimi, doğrudan ekim veya fide kullanımı, besleme programı, suyun kritik dönemlerde verilmesi, olgunluk tespiti ve hasat sonrası hazırlık anlatılır.
Karpuz ekimi ilkbaharın ortalarında, toprak sıcaklığı 12°C'nin üzerine çıktığında yapılır. Akdeniz'de ekim veya fide dikimi daha erken başlar; Ege ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbahar başından itibaren uygun günler değerlendirilir. Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu'da don tehlikesi geçtikten sonra dikim yapılmalıdır. Doğu Anadolu'da geç don riski nedeniyle daha ileri tarihler tercih edilir. Doğrudan ekimde sıra arası yaklaşık 2 m, sıra üzeri 75 cm tutulur; her ocağa 2 ile 3 tohum bırakılıp üzeri 5 ile 6 cm toprakla örtülür. Çıkıştan sonra en güçlü fide bırakılır. Erkencilik için fideler tüplerde yetiştirilir ve 30 ile 45 günde tarlaya dikilebilir. Dikim sonrası can suyu verilir. Soğuk, ıslak toprakta ekim ve don riski sürerken dikim, yaygın başarısızlık nedenleridir.
Karpuz, doğrudan tohumla veya tüplü fideyle yetiştirilebilir. Erkenci üretimde fide kullanımı tercih edilir; açık tarla ana sezon üretiminde doğrudan ekim yaygındır. Çeşit seçiminde bölgenin sıcaklık koşulları, yetiştirme süresi, pazarın meyve iriliği ve kabuk görünümü beklentisi dikkate alınmalıdır. Yerli tipler ile standart yuvarlak, oval, çekirdekli veya çekirdeksiz tipler amaç doğrultusunda seçilebilir. Dekara yaklaşık 100 ile 300 gram tohum ekilir. Doğrudan ekimde her ocağa 2 ile 3 tohum bırakılır, çıkıştan sonra en iyi gelişen 1 veya 2 fide korunur ve diğerleri seyreltilir. Sıra arası genellikle 180 ile 250 cm, sıra üzeri 75 ile 150 cm arasında planlanır. Çok sık dikim, sürgünlerin birbirini gölgelemesine ve meyve gelişiminin zayıflamasına yol açabilir.
Karpuzda gübreleme öncesinde toprak analizi yaptırılmalı, besin uygulaması toprağın mevcut durumuna göre düzenlenmelidir. Sonbaharda derin sürümden sonra dekara 3 ile 4 ton iyi yanmış ahır gübresinin toprağa karıştırılması önerilir. Bu uygulama organik maddeyi, toprak yapısını ve su tutma kapasitesini destekler. Temel gübrelemede fosforun tamamı ile azotun üçte biri ekim veya dikimden önce verilir. Azotun ikinci üçte biri çiçeklenme döneminde, son üçte biri ise meyveler büyürken uygulanır. Potasyum ihtiyacı analiz sonucuna göre ele alınmalı, özellikle meyve büyüme döneminde dengeli besleme korunmalıdır. Aşırı azot, sürgün gelişimini gereğinden fazla artırıp meyve dengesini bozabilir. Üst gübre, kök bölgesine uygun zamanda verilmelidir; kuru toprağa yoğun uygulama yapılmamalıdır.
Fideler tarlaya dikildikten sonra iyi bir can suyu verilir. Bitkiler küçükken aşırı sulamadan kaçınılmalıdır; fazla su köklerin hava almasını ve başlangıç gelişimini olumsuz etkileyebilir. Meyve oluşum dönemine kadar mümkün olduğunca az sulama yapılır. Meyveler 5 ile 6 cm büyüklüğe ulaştıktan sonra genellikle 15 günde bir düzenli sulama uygulanır; bu aralık toprak yapısı, hava sıcaklığı ve bitkinin görünümüne göre ayarlanmalıdır. Damla sulama, suyu kontrollü verdiği ve yaprakları ıslatmadığı için uygundur. Karık sulamada suyun kök boğazında göllenmemesine dikkat edilmelidir. Eksik sulama yapraklarda solma, sürgün gelişiminde yavaşlama ve küçük meyveyle anlaşılır. Aşırı su, kök bölgesinde havasızlık ve düzensiz meyve gelişimine yol açabilir. Hasat döneminde sulama kesilir; aksi halde meyvelerde çatlama görülebilir.
Hastalıklar
Zararlılar
Karpuz hastalıkları ve zararlılarının belirtileri ve önlemleri ›
Karpuzda olgunluk; kabuk renginin parlaklaşması, meyve sapındaki tüylerin dökülmesi, sapın bağlandığı yerdeki kulakçık ile sülüğün kuruması, kabuk damarlarının belirginleşmesi ve meyveye vurulduğunda tok ses alınmasıyla anlaşılır. Bu işaretler birlikte değerlendirilmelidir; yalnızca meyve büyüklüğüne bakılarak hasat kararı verilmemelidir. Hasat, sapı kısa bırakacak biçimde keskin bir araçla yapılmalı, meyve sürüklenmemeli ve darbe almamalıdır. Toplanan karpuzlar doğrudan güneşte uzun süre bekletilmemeli, gölgeli alanda boy ve görünümüne göre ayrılmalıdır. Üst üste fazla yığmak kabuk ezilmesine ve iç kalite kaybına neden olur. Uygun koşullarda 20 ile 60 gün saklanabilir. Depolama ve sevkiyatta temiz, serin, havadar koşullar korunmalı; çatlak, ezik veya olgunluğu yetersiz meyveler ayrı tutulmalıdır. Pazara hazırlıkta homojen irilik ve sağlam kabuk, kalite kaybını azaltır.
Karpuz yetiştiriciliğinde başlıca Kabakgillerde Antraknoz, Kabakgillerde Mildiyö, Kabakgillerde Külleme, Solgunluk ve Kök Çürüklüğü (Fusarium), Karpuzda Alternarya Yaprak Yanıklığı görülebilir. Belirtiler ve mücadele için ruhsatlı ürün kullanılmalı, İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Gaziantep İl Müdürlüğü - Karpuz Yetiştiriciliği Broşürü (hastalık ve zararlı belirtileri: TAGEM Zirai Mücadele Teknik Talimatları Cilt III; tohum miktarı ve hasat ölçütleri: Denizli İl Müdürlüğü) (bağlantı). Hastalık ve zararlı mücadelesi için TAGEM Zirai Mücadele Teknik Talimatları (TAGEM Yayınlar).
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni