Menü

Ekim zamanı bölgenin sonbahar yağışları, toprak tavı ve kış soğuklarına göre belirlenir. Trakya için önerilen dönem 15 Ekim ile 15 Kasım arasıdır.
Buğday, Türkiye'nin temel tahıl ürünlerinden biridir ve farklı iklim kuşaklarına uyum sağlayan önemli bir tarla bitkisidir. Trakya ve Marmara'da geniş ovalarda, İç Anadolu'da kuru tarım alanlarında, Karadeniz'in uygun kesimlerinde, Ege ile Güneydoğu Anadolu'nun sulanabilen ve kıraç arazilerinde yetiştirilir. Serin gelişme dönemini seven bitki, başaklanma ve tane doldurma döneminde aşırı sıcak ve su açığından etkilenir. Üretim büyük ölçüde açıkta yapılır; örtü altı, ticari dane üretiminde uygulanan bir yöntem değildir. Un, yem ve çeşitli gıda zincirleri için temel hammadde olması nedeniyle çiftlik ekonomisinde önemli yer tutar. Bu rehberde ekim zamanı, tohumluk yoğunluğu, dengeli gübreleme, sulama zamanlaması ve tane hasadında dikkat edilecek noktalar ele alınır.
Ekim zamanı bölgenin sonbahar yağışları, toprak tavı ve kış soğuklarına göre belirlenir. Trakya için önerilen dönem 15 Ekim ile 15 Kasım arasıdır. Marmara ve Karadeniz'in uygun kesimlerinde sonbahar ekimi yaygındır; Ege ve Akdeniz'de sıcaklık düştükçe ekime geçilir. İç Anadolu'da erken sonbahar ekimi, bitkinin kışa köklenmiş girmesine yardım eder. Güneydoğu Anadolu'da sonbahar yağışından sonra ekim planlanır; Doğu Anadolu'da sert donlar nedeniyle daha erken ekim penceresi dikkatle değerlendirilir. Toprak yeterince tavlı olmalı, çamurlaşmış veya kuru kesekli zeminde ekimden kaçınılmalıdır. Geç ekim kardeşlenmeyi azaltabilir; gereğinden erken ekim ise kış öncesi aşırı gelişmeye yol açabilir. Ekim derinliği, toprak bünyesine ve nemine göre ayarlanmalıdır.
Buğday üretiminde sertifikalı tohumluk kullanımı, çeşidin saflığını ve düzgün çıkışı destekler. Yerel koşullara uyumlu ekmeklik veya makarnalık standart çeşit tipleri, yetiştirme amacına ve pazar talebine göre seçilmelidir. Kışlık karakter, kuraklığa uyum, yatmaya dayanım ve olgunlaşma süresi çeşit seçiminde önem taşır. Tohum miktarı çeşide göre dekara 16 ile 22 kg arasında değişir; hedef metrekarede yaklaşık 500 canlı tane elde etmektir. Sıra arası genellikle 12 ile 18 cm arasında ayarlanır ve mibzerle eşit derinlikte ekim yapılır. Ağır topraklarda fazla derin ekim çıkışı geciktirebilir, yüzlek ekim ise köklenmeyi zayıflatabilir. İri veya küçük taneli tohumluklarda miktar, bin tane ağırlığı ve çimlenme gücü dikkate alınarak yeniden hesaplanmalıdır.
Gübreleme mutlaka toprak analizi temelinde planlanmalıdır. Resmi tavsiyelerde saf azot ihtiyacı dekara 12 ile 14 kg, saf fosfor ihtiyacı ise 4 ile 5 kg düzeyindedir. Fosforun tamamı ekim öncesinde veya ekimle birlikte verilerek kök gelişimi desteklenir. Azot, bitkinin ihtiyacına göre üç döneme bölünür; ekimde, şubat sonunda ve mart sonunda uygulanır. Bu değerler saf besin cinsindendir; kullanılacak gübre ürününün miktarı içeriğine göre belirlenir. Organik maddece zayıf tarlalarda iyi yanmış çiftlik gübresi ve uygun münavebe toprağın yapısını destekler. Kardeşlenme döneminde azot yetersizliği açık yeşil yapraklarla görülebilir. Gereğinden fazla azot ise yatma riskini artırabilir; yağış ve sulama koşulları üst gübre zamanlamasında mutlaka dikkate alınmalıdır.
Buğdayda sulama imkanı olan tarlalarda su, bitkinin gelişme dönemine göre planlanmalıdır. Özellikle sapa kalkma ve süt olum dönemleri verim bakımından kritiktir; bu dönemlerde sağlanan su, kuru koşullara göre belirgin verim artışı sağlayabilir. Kardeşlenme zayıfsa erken dönemde su ihtiyacı ayrıca değerlendirilir, ancak toprakta su birikmesine izin verilmez. Damla sulama, sıra düzenine uygun sistemlerde suyun kontrollü kullanılmasını sağlar; karık sulama ise eğim ve toprak yapısı uygunsa uygulanabilir, fakat düzensiz dağılım riski taşır. Uzun süreli su açığında yapraklarda kıvrılma, matlaşma ve erken sararma görülebilir. Fazla sulamada kök bölgesinde havasızlık, sararma ve yatma eğilimi artabilir. Hasada yakın sulama, tane kurumasını geciktireceğinden zamanında kesilmelidir.
Hastalıklar
Zararlılar
Buğday hastalıkları ve zararlılarının belirtileri ve önlemleri ›
Hasat, taneler fizyolojik olgunluğa ulaşıp tane rutubeti yüzde 14'ün altına düştüğünde en kısa sürede yapılmalıdır. Başakların sararması, sapların kuruması ve tanelerin sertleşmesi olgunluğun başlıca işaretleridir. Biçerdöver ayarları, dane kırılması ve başaktan dane dökülmesi en aza inecek şekilde tarladaki ürün durumuna göre yapılmalıdır. Sabah çiği veya yüksek nemde yapılan hasat, harman ve depolama sorunlarını artırabilir. Hasat edilen tane, yabancı maddelerden temizlenmeli ve gerekiyorsa güvenli depolama nemine ulaşıncaya kadar havalandırılmalıdır. Depolar temiz, kuru, serin ve hava hareketi olan yapıda tutulmalıdır. Pazara sevkten önce tane görünümü, kırık dane miktarı ve nemi kontrol edilmelidir. Hasadı gereğinden geciktirmek, başakta dökülme ve hava koşullarına bağlı kalite kaybı riskini yükseltir.
Buğday yetiştiriciliğinde başlıca Kök hastalıkları, Külleme, Pas hastalıkları görülebilir. Belirtiler ve mücadele için ruhsatlı ürün kullanılmalı, İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü - Buğday Tarımı (Dr. Sami Süzer) (bağlantı). Hastalık ve zararlı mücadelesi için TAGEM Zirai Mücadele Teknik Talimatları (TAGEM Yayınlar).
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni